designer

designer
atelier...
tasarımcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tasarımcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11.09.2010

DE-SIGN: DISCE MORI (Learn to Die)

I have come across with these fantastic gothic jewellery from Julia deVille:








This New Zeland oriented fascinating designer uses dead animals, feathers, bones, skulls or pelts of them, along with human hair, skull or bone figures made of silver and gemstones in order to create Victorian Memento Mori era aesthetics. She is interested in taxidermia as well...

To admire more of her work: http://juliadeville.com/

For the ones who are eager to learn: http://en.wikipedia.org/wiki/Taxidermy

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Julia deVille'in bu olağanüstü mücevherleri ile karılaştım:


Yeni Zelanda kökenli bu büyüleyici tasarımcı; ölü hayvanlar, onların tüyleri, kemikleri, kafatasları ya da postlarını, insan saçı, kemik ve kurukafa şeklinde gümüş figürler ve değerli taşlarla birlikte kullanarak Viktoryen Memento Mori dönemi estetiğini yaratıyor. Aynı zamanda taxidermia ile de ilgileniyor...


Daha fazla çalışmasına hayran kalmak için: http://juliadeville.com/


Merak edenler için:http://en.wikipedia.org/wiki/Taxidermy

9.09.2010

WATCHOUT:The New Gentleman; little bit arrogant-too much trendy

 
Bespoken's 2011 menswear collection.
                                                

                                                  

The new "gentleman": Definetely self-assured. Sassy like a pet cat, dandy like a fashion-icon. Walks with a cocky attitude, eyes you from top to bottom, are your shoes qualified enough, are you wearing designers pieces? Folds the fur-trimmed collar of his tweed jacket against cold. Greets you from under his fedora-hat, bearing a cold short smile. Always respecting the classics, though never classic-unafraid to combine colors and fabrics, even patterns, only if the result is according to his taste. He will not be there to protect you from a street gang, his stone-colored suede gloves could get ripped-but he would always take you to a fancy dinner at a hip bistro downtown, afterwards for a dance at an underground alternative club. Probably won't bother to take your number but will be kind enough to give you his card, you are allowed to call him if you dare or you can just follow his notes on Twitter...

Would I like to meet him?
No, thanks.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

YENİ CENTİLMEN: BİRAZ KİBİRLİ, FAZLACA TRENDY

Yeni centilmen: Kesinlikle kendinden emin. Bir ev kedisi gibi şımarık, moda-ikonu kadar züppe. Kendini beğenmiş bir tavırla yürür, seni baştan aşağı süzer, ayakkabıların yeterince kaliteli mi, tasarımcı parçaları giyiyor musun? Tüvit ceketinin kürklü yakasını kaldırır soğuğa karşı. Seni fötr şapkasının altından bakarak selamlar, soğuk ve kısa bir gülümsemeyle. Klasiklere hep saygı gösterse de, asla klasik değildir-renkleri, kumaşları, hatta desenleri karıştırıp birleştirmekten korkmaz, ancak sonuç zevkine göre olacaksa. Seni bir sokak çetesinden korumak için yanında olmayacaktır, taş rengi süet eldivenleri yırtılabilir-fakat şehrin merkezinde çok revaçta bir bistroda seni her zaman akşam yemeğine götürebilir, sonrasında da alternatif underground bir kulüpte dansa. Muhtemelen numaranı almaya zahmet etmeyecek, ama sana kartını verecek kadar zarif olacaktır, onu aramakta özgürsün eğer cesaret edebilirsen, ya da yalnızca Twitter'daki notlarını takip edebilirsin...

Onunla tanışmak ister miydim?
Hayır, teşekkürler.