designer

designer
atelier...
fashion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fashion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9.09.2010

WATCHOUT:The New Gentleman; little bit arrogant-too much trendy

 
Bespoken's 2011 menswear collection.
                                                

                                                  

The new "gentleman": Definetely self-assured. Sassy like a pet cat, dandy like a fashion-icon. Walks with a cocky attitude, eyes you from top to bottom, are your shoes qualified enough, are you wearing designers pieces? Folds the fur-trimmed collar of his tweed jacket against cold. Greets you from under his fedora-hat, bearing a cold short smile. Always respecting the classics, though never classic-unafraid to combine colors and fabrics, even patterns, only if the result is according to his taste. He will not be there to protect you from a street gang, his stone-colored suede gloves could get ripped-but he would always take you to a fancy dinner at a hip bistro downtown, afterwards for a dance at an underground alternative club. Probably won't bother to take your number but will be kind enough to give you his card, you are allowed to call him if you dare or you can just follow his notes on Twitter...

Would I like to meet him?
No, thanks.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

YENİ CENTİLMEN: BİRAZ KİBİRLİ, FAZLACA TRENDY

Yeni centilmen: Kesinlikle kendinden emin. Bir ev kedisi gibi şımarık, moda-ikonu kadar züppe. Kendini beğenmiş bir tavırla yürür, seni baştan aşağı süzer, ayakkabıların yeterince kaliteli mi, tasarımcı parçaları giyiyor musun? Tüvit ceketinin kürklü yakasını kaldırır soğuğa karşı. Seni fötr şapkasının altından bakarak selamlar, soğuk ve kısa bir gülümsemeyle. Klasiklere hep saygı gösterse de, asla klasik değildir-renkleri, kumaşları, hatta desenleri karıştırıp birleştirmekten korkmaz, ancak sonuç zevkine göre olacaksa. Seni bir sokak çetesinden korumak için yanında olmayacaktır, taş rengi süet eldivenleri yırtılabilir-fakat şehrin merkezinde çok revaçta bir bistroda seni her zaman akşam yemeğine götürebilir, sonrasında da alternatif underground bir kulüpte dansa. Muhtemelen numaranı almaya zahmet etmeyecek, ama sana kartını verecek kadar zarif olacaktır, onu aramakta özgürsün eğer cesaret edebilirsen, ya da yalnızca Twitter'daki notlarını takip edebilirsin...

Onunla tanışmak ister miydim?
Hayır, teşekkürler.

8.09.2010

MUSES:GABRIELLE BONHEUR "COCO" CHANEL

It's Style that matters:
"I don't like it when people speak about the Chanel fashion-Chanel is, above all, a atyle. Fashion passes, sytle remains."
The tough lady of the fashion arena was totally against fashion itself: rejecting the ornamented womens dresses of her era(1910-20-30s), exaggerated hats adorned with feathers and flowers, being a rebel by nature, she preffered mens sport clothes.




Black&White vs. Color:
"Women think about all the colors, except for the absence of color." she would say in 1926, when she intorduced the world "little black dress". "Black and white, they have it all-their beauty is absolute."
Obvisously her taste for black was formed after her years spent in an orphanage, run by strict nuns. During 1940s, the II. World war, women used to hide themselves in plain dull black dresses, which Coco decide to add white cuffs and collars to give a prettier, stylish look. She never searched for anything dramatic, yet she knew how to create the most dramatic effect using simple rich black and pure empty white.




CC Logo and Marilyn Monroe:After the orphenage years, she began to sing in local nightclubs at the age of 18. Her favorite song, "Who has seen Coco?" (about a missing dog) gave her the nickname "Coco" and later her brand's logo would consist of two C letters. Her classic perfume Chanel No.5 became a 50s icon, after  Marlyn Monroe answered to the question what she wore to bed, as: "Why-Chanel No.5 of course!"





Ideals vs. Love and Lovers wardrobes:
Being a true feminist before any kind of feminism was popular or even known, Coco refused ever to get married. She hated to be called as "Madam", for she never would accept to stay behind any men-and created Chanel by herself. She had some affairs with many high-profiled men of her time. It was through her singing that Coco met millionaire Etienne Balsan, who lifted her into the world of the upper-class, to which she desperately wanted to belong. After meeting people of the elite class, however she despised them and kept on "being herself" despite their humiliating remarks. Wearing her distinctive sytles, (masculine clothing from her lovers wardrobe, adapted to herself) she caught the eye of Athur "Boy" Caple, who was to become the love of her life. It was from Boy that she got inspirations for womens trousers, straw hats, jackets and pyjamas. Though Boy was never faithful to Coco, he never totally parted with her either, even after his marriage to a wealthy aristocratic English woman. His death in a car accident in 1919, was the most devastating event in Coco's life.


------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Önemli olan Stildir:
"İnsanlar Chanel modasından bahsettiklerinde hoşuma gitmiyor. Chanel, hepsinden öte, bir tarzdır. Moda geçer stil kalır." 
Moda meydanının sert ve zor kadını modanın kendisine karşıydı: döneminin (1910-20-30lar) süslü kadın elbiselerini reddederek, tüyler ve çiçeklerle süslü abartılı şapkaları yerine, doğuştan bir asi olarak erkeklerin spor giysilerini tercih etti.


Siyah&Beyaz Renge Karşı:
"Kadınlar her rengi akıllarına getiriyorlar, rengin yokluğu haricinde." diyecekti 1926 yılında, dünyaya "küçük siyah elbise"yi tanıttığı yılda. "Siyah ile beyaz, her şeye sahipler, onların güzelliği saf ve eksiksizdir." Görünüşe göre, siyah zevki, katı rahibelerin yönettiği yetimhanede geçirdiği yıllardan sonra şekillenmiştir. 40'larda, II. Dünya Savaşı yıllarında, kadınlar kendilerini düz sıkıcı siyah elbiseler içinde gizliyorlardı, Coco bunlara beyaz yaka ve manşetler ekleyerek daha sevimli ve şık bir görünüm verdi. asla dramatik şeyler aramıyordu, bununla birlikte basit zengin siyah ile saf ve boş beyazı kullanarak nasıl en dramatik etkiyi yaratacağını biliyordu.


CC Logosu ile Marilyn Monroe:
Yetimhane yıllarının ardından 18 yaşında yerel gece kulüplerinde şarkı söylemeye başladı. En sevdiği şarkı olan "Coco'yu gören var mı?" (kayıp bir köpekle ilgili) ona "Coco" takma adını verdi ve daha sonrasında markasının logosu iki C harfinden oluşacaktı. Klasik parfümü Chanel No.5, Marilyn Monroe yatağa giderken ne giydiği sorusuna "tabi ki Chanel No.5!" diye cevap verdikten sonra 50'lerin ikonu oldu. 


İdealler Aşka karşı ve Sevgililerin Dolapları:
Herhangi bir cins feminizm henüz popülerleşmeden hatta tanınmadan önce gerçek bir feminist olan Coco, hayatı boyunca evlenmeyi reddetti. "madam" diye çağrılmaktan nefret ederdi, çünkü asla hiç bir erkeğin arkasında kalmamış ve Chanel'i kendi başına yaratmıştı. Zamanının pek çok ünlü erkeğiyle ilişkiler yaşadı. Onu umutsuzca dahil olmak istediği üst sınıfa yükselten milyoner Etienne Balsan ile tanışması da şarkı söylemesi aracılığıyla oldu. Bu sınıfın insanlarını tanımasından sonra ise, onları küçümseyerek aşağılayıcı sözlerine rağmen "kendisi olma"ya devam etti. Kendine özgü farklı tarzında giyinirken, (sevgililerinin dolaplarındaki erkeksi giysilerin kendine uyarlanmış hali) hayatının aşkı olacak Arthur "Boy" Caple'ın dikkatini çekti. Kadın pantolonları, hasır şapkalar, ceketler ve pijamalar için ilham aldığı kişi Boy'du. Coco'ya tamamen sadık kalmasa da Boy ondan hiç bir zaman tam olarak ayrılmadı, İngiliz aristokratı zengin bir kadınla evliliğinden sonra bile. Onun 1919'daki bir araba kazasında ölümü Coco'nun hayatındaki en yıkıcı olaydı. 

29.08.2010

WATCH OUT: Straw Hat&Big Scarf&Bare Chest!



Look how sexy a bare hairy chest can be...
Combined with a Roman nose and rainbow scarf.













Here smiles Adrian Brody, with a touching look on his lovely eyes. And such a smart style: straw hat, red scarf, bare chest. Eugene Hutz, that brilliant frontman of the gypsy-punk band Gogol Bordello, is also going with a similiar trio: a hat, favorite gyspsy color red and gyspsy amulets on his bare chest.


Iceberg's pieces at 2010 Milan fashion show, declaring about a new autumn season, to be spent in hats and scarves... Looking forward to rainy afternoons already!




We see that even little Maddox of Brangelina is following the straw hat-scarf trend! Scary how new kids are...


------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bakın açık bir göğüs ne kadar seksi olabilir... kemerli bir burun ve gökkuşağı bir boyun bağıyla birleştirildiğinde... Nasıl da zevkli bir tarz: hasır şapka, kırmızı fular, açık göğüs. 

Burada Adrian Brody, sevimli gözlerinde dokunaklı bakışlarıyla gülümsüyor. 
Eugene Hutz, çingebe-punk grubu Gogol Bordello'nun yetenekli ve zeki solisti de benzer bir üçlüyle takılıyor: bir şapka, çingenelerin favori rengi kırmızı ve açık göğsünde çingene tılsımları.

Iceberg'in 2010 Milano Moda Haftası'ndaki parçaları, şapkalar ve atkılar içinde geçirilecek bir yeni sezon vaad ediyor. Şimdiden yağmurlu akşamüstüleri dört gözle bekliyorum! 

Görüyoruz ki Brangelina'nın küçük Maddox'u bile bu hasır şapka-fular trendini takip ediyor! Yeni çocuklar ürkütücü...